New Page 1
Anasayfa  İletişim   Diplomat Magazine

New Page 1

New Page 1

BÜYÜKELÇİ VLADİMİR İVANOVSKİY:
“ÜLKELERİMİZİN
YAKINLAŞMA TEMPOSUNDAN
MEMNUNUZ”

 

İster stratejik deyin, ister pragmatik. Soğuk savaş döneminin havasından kurtulmuş Türk-Rus ilişkileri, bugünlerde 1920 ve 1930’ların özel şartlarında bile hayal edilemeyecek kadar güçleniyor ve çeşitleniyor. Rusya Federasyonu’nun Ankara Büyükelçisi Vladimir Ivanovskiy’e göre, karşılıklı güven üzerinde kurulan, ve her iki halk için ekonomik refahın ve kültürel zenginliğin habercisi olan bu ilişkilerden, bölgedeki diğer ülkeler de yararlanıyor.

 

 
DİPLOMAT ATLAS: Türkiye’de ne zamandan beri Büyükelçi olarak bulunuyorsunuz? Bize, daha önceki görevlerinizden de söz eder misiniz?
 
VLADİMİR İVANOVSKİY: Yüksek öğrenimimi Moskova Uluslararası İlişkiler Devlet Enstitüsü’nde (MGİMO) tamamladım ve 1977’de diplomasi alanındaki kariyerime başladım. Uzunca bir süre, SSCB’nin Yugoslavya’daki Büyükelçiliği’nde çalıştım. 1997–1998 yıllarında İstanbul Başkonsolosluğu yaptım. 2000–2004 yılları arasında, önce Makedonya’da, sonra da Sırbistan’da, Rusya Büyükelçisi olarak görev yaptım. Üç yıl kadar Rusya Federasyonu Dışişleri Bakanlığı’nın “Geniş Yetkiyle Donatılmış Büyükelçisi” görevinde bulunduktan sonra, Mart 2007’de Türkiye Cumhurbaşkanı’na Rusya Federasyonu’nun Büyükelçisi olarak Güven Mektubumu sundum.
 
 
DİPLOMAT ATLAS: Bu yıl, Rusya ile Türkiye arasında diplomatik ilişkiler kurulmasının 90. yıldönümü. Bu ilişkilerin nasıl başladığını bize hatırlatır mısınız? Kutlamalar konusunda neler yapılıyor?
 
VLADİMİR İVANOVSKİY: Devletlerimizin arasındaki ilişkilerin tarihi 500 yıldan fazla bir süreye kadar uzanıyor. Ama yeni Rusya ile yeni Türkiye, daha doğrusu Rusya Sovyet Sosyalist Federatif Cumhuriyeti hükümeti ile Türkiye Büyük Millet Meclisi hükümeti arasında diplomatik ilişkiler 3 Haziran 1920 tarihinde kurulmuştur.
 
Ortaklık ilişkilerimizin ‘soğuk savaş’ dönemine özgü siyasi ve ideolojik önyargılardan tamamen kurtulmuş olduğu ve nitelik bakımından yeni bir hüviyet kazandığı bugünlerde, geçmiş yılların zengin tecrübesinden yararlanmak çok önemli ve faydalı olacaktır. Geçen yüzyılın 20’li ve 30’lu yılları Rus- Türk ilişkileri açısından benzersiz bir dönem teşkil eder. Doğrudan silahlı müdahale tehlikesi karşısında ve fevkalade zor şartlar altında kalmış olan ülkelerimiz birbirine dostluk elini uzatmışlardır. O yıllarda elde edilen birçok alandaki karşılıklı anlayış, eşgüdüm ve işbirliği seviyesi; siyasetçiler, diplomatlar, toplumsal liderler ve bizatihi toplumlarımız için şimdiki ve gelecek nesillerimizin erişmeye çabalayacağı özel bir örnek olarak değ e r l e n d i r i l m e l i d i r . Büyükelçiliğimiz, bu önemli tarihi bir çok etkinlikle, konser, bilimsel konferans, seminer, fotograf sergisi vs. düzenleyerek, kitap, broşür yayınlayarak, ve belgesel film gösterimleri ile kutluyor. Bütün bu etkinlikler, Türk kamuoyu tarafından da ilgiyle karşılanıyor.
 
DİPLOMAT ATLAS: Bugüne gelirsek, Türkiye ve Rusya arasındaki siyasi ilişkilerin en yeni dönüm noktaları nelerdir?
 
 
VLADİMİR İVANOVSKİY: Bugün Rusya ile Türkiye arasındaki siyasi diyalog hiç olmadığı kadar hızlı bir şekilde ve son derece olumlu atmosfer içinde gelişiyor. Rus-Türk ilişkileri son yıllarda karşılıklı bir güven hüviyeti kazanmıştır. Moskova’da Şubat 2009’da ülkelerimizin cumhurbaşkanları tarafından imzalanan ”Rusya ile Türkiye arasındaki ilişkilerin yeni bir aşamaya doğru ilerlemesi, dostluk ve çok boyutlu ortaklığın daha da derinleştirilmesine ilişkin Ortak Deklarasyon”, ilişkilerimizin üst seviyede olduğunu gösteren bir kanıt oldu. Bu Deklarasyona gelecekteki işbirliğimizin ‘yol haritası’ da diyebiliriz. Mayıs ayında, Rusya Federasyonu Devlet Başkanı Dmitriy Medvedev’in Türkiye’ye yaptığı resmi ziyaret ile Haziran ayında Rusya Federasyonu Hükümet Başkanı Vladimir Putin’in İstanbul’a yaptığı çalışma ziyareti başta olmak üzere, üst düzeyde yapılan temaslar Rus-Türk ilişkilerinin yepyeni hatlarını belirlemiş bulunuyor.
 
Rus-Türk temaslarının en önemli kazanımlarından birinin, “Üst Düzey İşbirliği Konseyi” nin kurulması olduğunu söyleyebiliriz. Konsey’in kurulması, devletlerimizin liderleri tarafından Dmitriy Medvedev’in ziyareti sırasında açıklanmıştır. Bu koordinasyon mekanizması, ilişkilerimizin ana sorunlarının ve güncel uluslararası konuların düzenli olarak ve en üst düzeyde görüşüleceği toplantılar yapılmasını öngörmektedir. Konsey sayesinde Rus-Türk diyaloğu – iki tarafın da beklediği gibi – bütün alanlarda pekiştirilecektir.
 
DİPLOMAT ATLAS: Her ikisi de değişik uluslararası teşkilâtlara üye olan ülkelerimiz arasındaki ilişkileri bir “stratejik ortaklık” olarak nitelemek doğru olur mu?
 
VLADİMİR İVANOVSKİY: Haklısınız. Bugün Dışişleri Bakanlıklarımız arasındaki işbirliğine ve uluslararası arena da dahil olmak üzere, diğer bakanlık, kurum ve kuruluşlar arasındaki temaslara gerçekten de, geçmişte emsali olmayan bir yoğunluk ve aktiflik hakimdir. Bu da doğaldır. Dünyada ciddi bir otoriteye sahip olan devletlerimiz sadece Avrasya’da değil, daha geniş bir coğrafyada da güvenliğin sağlanmasına kesin katkıda bulunabilirler. Bir çok uluslararası konuda görüşlerimizin yakın olması, terörle ve aşırılıklarla mücadele konusundaki yaklaşımlarımızın aynı olması, sorunlu ve ihtilaflı durumların çözülmesinde toleransa ve diyaloğun etik ve ahlaklı olmasına yaptığımız vurgular Rusya ile Türkiye’nin uluslararası arenadaki ortak faaliyetlerinin temel unsurlarıdır.
 
Evet, uzmanlar şimdi hep şunu tartışıyorlar: Rus-Türk ilişkilerine ‘stratejik’ diyebilir miyiz? Biliyor musunuz, bana kalırsa, terimlerin ve klişelerin üzerinde durmanın pek anlamlı olduğunu sanmıyorum. Rusya ve Türkiye, pragmatik anlayıştan, düşüncelerden ve milli çıkarların sağlanması ihtiyacından hareket ederek işbirliğini geliştiriyorlar. Biz ilişkilerimizi birilerine karşı değil, kendimiz için ve bölgenin refahı adına geliştiriyoruz. Şöyle söyleyebilirim: ülkelerimiz için hayati önem taşıyan bazı alanlarda, Rus-Türk işbirliği stratejik öneme sahiptir.
 
DİPLOMAT ATLAS: Rusya açısından, ekonomik ve ticari ortak olarak Türkiye’nin önemi nedir? Türkiye’nin Rusya’daki yatırım hacmi ne kadardır? Türk ve Rus iş adamları için, hangi alanlarda işbirliği yapma imkanları var?
 
VLADİMİR İVANOVSKİY: Ekonomik ve ticari işbirliğimiz, ilişkilerimizin sağlam temeli olmaya devam etmektedir. 2008 yılında iki ülke arasındaki ticaret hacmi nerdeyse 38 milyar dolara ulaştı. Rusya ilk defa Türkiye için ana ticaret ortağı oldu.
 
‘Technostroyexport’ gibi büyük Rus şirketleri Türk pazarında çalışıyorlar. Ayrıca, tarım alanında da ilişkilerimiz gelişiyor. 2008/2009 tarım yılında Türkiye’ye yaptığımız buğday ihracatı 2,2 milyon ton oldu.
 
Rus-Türk enerji alanındaki işbirliği ise, gerçekten stratejik bir nitelik kazanıyor. 1987 yılından itibaren Türkiye, Rus doğalgazının en büyük alıcılarından biridir. Rusya, Akkuyu’da, Türkiye’nin ilk nükleer santralını inşa edecektir. Bu da Türkiye’ye çevre güvenliği sağlayan teknoloji de dahil olmak üzere, çağdaş ve yeni teknolojilerin transferi, milyarlık yatırımlar ve yeni iş yerleri demektir. ‘Güney Akım’ doğalgaz boru hattı ve ‘Samsun-Ceyhan’ petrol boru hattı gibi ciddi projeleri yine Türkiye ile beraber gerçekleştiriyoruz. Rus şirketleri, Türkiye ile petrol ve doğalgaz pazarlarında da işbirliği geliştirmeye hazırdır. Bu şirketler yalnızca enerji kaynaklarının ithalat hacmini büyütmekle kalmayıp, doğalgaz ulaştırma altyapısının geliştirilmesi ve hammadde çıkartılmasıyla da uğraşabilirler. İleri teknoloji alanında işbirliğimizi geliştirebiliriz. Türkiye ile Rusya’nın uzay çalışmalarına ilişkin büyük yatırım projelerinin gerçekleştirilmesi de ayrıca gündemde.
 
DİPLOMAT ATLAS: Türk ve Rus halkları arasındaki ilişkiler, örneğin turizm ve seyahat, kültürel değişimler, göç vs. gibi konularda neler söyleyebilirsiniz? İki ülke arasında vizesiz seyahat olabilecek mi?
 
VLADİMİR İVANOVSKİY: Memnuniyetle şunu belirtmeliyim ki, halklarımızın yakınlaşma temposuna biz bürokrat olarak bazen yetişemiyoruz bile. Ortak ailelerin sayısı sürekli artıyor. Türkiye’ye yerleşen Rusların sayısı da artıyor. Vatandaşlarımız burada Büyükelçiliğimizin ve Türk yerel yönetimlerinin desteğiyle Rus Kültür Derneklerini kuruyorlar. Bu dernekler sayesinde sıradan Türk vatandaşları Rusya ile tanışmak, Rus dilini öğrenmek gibi fırsatlar yakalıyorlar. Bugün Ankara, İstanbul, Antalya ve İzmir’de toplam 5 dernek faaliyette.
 
Türk gençlerinin, Rusça öğrenmeye ve Rusya’da yüksek eğitimin almaya duydukları ilginin arttığını memnuniyetle izliyoruz. Mesela, bugün 17 Türk üniversitesinde Rusça öğretiliyor; oysa Rusça öğretilen üniversitelerin sayısı 2000 yılında 5’i aşmıyordu. Mayıs 2010’da yüksek prestijli TOBB Ekonomi ve Teknoloji Üniversitesi ve TEPAV nezdinde Rus Merkezini açtık. Bu yıl talebimiz üzerine, Rusya Federasyonu Hükümeti Rusya’da eğitim görmek isteyen Türk üniversite mezunları için verilen burs sayısını 70’e çıkarmıştır.
 
Turizm, ülkelerimizin halklarının birbirlerine duydukları güven düzeyinin arttırılmasında ciddi rol oynuyor. Türkiye, bizim vatandaşlarımız için çoktan ‘turistik Mekke’ haline gelmiştir. Her yıl birkaç milyon Rus turisti Türkiye’de tatil yapıyor. Turistlerimizin tatilinin konforlu ve güvenli olması için Türk tarafı ile beraber gerekli tedbirleri alıyoruz. Vize rejiminin kolaylaştırılması ile Rusya’yı ziyaret eden Türk vatandaşlarının sayısının artmasını bekliyoruz. Biz de, daha çok Türk vatandaşının Rusya’nın zengin kültürü, tarihi mirası ve gelenekleri ile tanışması için elimizden geleni yapacağız. Rusya’ya hoşgeldiniz!
 
 

SAYFA GÖRÜNÜMÜ >>

Geri

Anasayfa

New Page 1