New Page 1
Anasayfa  İletişim   Diplomat Magazine

New Page 1

New Page 1

 

İSTİKRARA KAVUŞAN
BİR EKONOMİ
 

Rusya Federasyonu, ekonomik açıdan dünyanın en güçlü 10 ülkesinden biri olarak niteleniyor. Satın alma gücü açısından da 7. sırada. Hem endüstri, hem de tarım alanında güçlü kozlara sahip olan Rusya’nın dış ticaret partnerleri arasında Türkiye de önemli bir yer tutuyor.

 

 

Rusya, hem çok zengin doğal kaynaklara, hem yer altı zenginliklerine dayalı güçlü bir sanayi sektörüne, hem devasa tarım alanlarına ve hem de eğitimli bir iş gücü potansiyeline sahip. Bu unsurlar onu dünyanın en önemli ekonomilerinden biri yapıyor. Oysa, Rusya için Sovyet dönemindeki merkezî planlamaya dayanan ekonomik sistemden modern serbest pazar ekonomisine geçiş hiç de kolay olmamış, 1990’lı yıllarda, yüksek enflasyon ya da gelir dağılımında eşitsizlik gibi ekonomik sorunların yanında halkın hoşnutsuzluğu gibi toplumsal çalkantılar da yaşanmıştı. Ama, 2000 yılından itibaren ülke ekonomisinde istikrarın sağlanmaya başladığı görüldü. Öyle ki, 2000-2008 yıllarını kapsayan dönemde her yıl ortalama yüzde 7 büyüme sağlandı. Bu istikrarlı gidiş, 2008’de dünyayı kasıp kavuran Global Kriz nedeniyle bir duraklama dönemi geçirmiş olsa da, yeniden toparlanıyor. Başbakan Putin, Mayıs 2010’da yaptığı bir konuşmada, 2010 yılında yüzde 3,5-4’lük bir büyüme beklendiğini, 2008 öncesindeki büyüme hızına ise 2-3 yıl içinde yeniden ulaşılacağını belirtiyordu.
 
Doğal kaynaklar ve endüstri
 
Rus ekonomisine, yeraltı zenginliklerini işlemek üzerine kurulu bir endüstri damgasını vuruyor. Doğalgaz, petrol, kömür ve çeşitli madenler konusunda çok zengin kaynaklara sahip olan Rusya dünyanın 1 numaralı doğal gaz üreticisi ve ihracatçısı. Petrol üretimi ve ihracatında 2 numara, kömürde ise 6. sırada. Ayrıca, dünyadaki platin, uranyum, titanyum, altın, gümüş, volfram ve elmas rezervlerinin çok büyük bir bölümü de Rusya’da. Ülke, nikel, alüminyum, bakır, demir, kurşun, çinko, molibden ve kobalt üretiminde de ön sıralarda yer alıyor. Bütün bu doğal kaynakların yanında, Sovyet geçmişi Rusya’ya güçlü bir ağır metalürji endüstrisi miras bırakmış. Bu da ülkenin hem enerji sektöründe, hem de havacılık, silah ya da uzay endüstrisi gibi ağır ve yüksek teknoloji gerektiren sanayi alanlarında önde gelmesini sağlıyor. Örneğin, silah sanayi alanında ABD’den sonra 2. durumda olan Rusya, bilgiişlem alanında da, Hindistan ve Çin’in ardından 3. sırada bulunuyor.
 
Tarım ve Dış Ticaret
 
Rusya’da devasa bir alana yayılan ve Sovyet döneminde kolektif bir yapıya sahip olan tarım sektörü oldukça güçlü. Ülke, dünyada arpa, çilek ve frenküzümü üretiminde 1 numara. Ayrıca, önemli bir pancar, buğday ve patates üreticisi. Domuz ve kümes hayvanı besiciliği de çok yaygın. Bunun yanında, Rusya, dünyanın en büyük balıkçılık ülkelerinden biri. Hem açık deniz balıkçılığı, hem kültür balıkçılığı ve hem de akarsularda ve göllerde yapılan tatlı su balıkçılığı sanayi boyutunda.
 
Rusya’nın dış ticaretinde petrolün ve doğalgazın çok büyük bir yeri var. İhracatın yüzde 60’ı aşkın bölümü enerjiye dayanıyor. Ardından çeşitli madenler, motorlar, araç-gereçler ve kimyasal ürünler geliyor. Rusya açısından önemli bir başka kazanç kaynağı da savunma sanayii. Rusya Federasyonu’nun BDT dışındaki önde gelen dış ticaret partnerleri Almanya, Hollanda, İtalya, Çin, ABD, Türkiye ve Finlandiya. İthalatta ise önce metaller, sonra motorlar, hafif sanayi ürünleri ve gıda maddeleri geliyor.
 
Bugün, Rus ekonomisinin yeniden istikrara kavuştuğu ve 2008 global krizinin izlerinin silinmeye başladığı söylenebilir. Yeni düzenlemelerle Bankacılık sektöründe iyileşme sağlanmış bulunuyor. Sahip olduğu döviz rezervi bakımından dünya üçüncüsü olan Rusya, dış borç ödemelerini de zamanında yapıyor. Büyük çaplı projeleri devreye sokmak için gereken mali kaynaklar hazır, ve dış yatırımların arttırılması doğrultusunda yabancı sermayenin güveni de kazanılmış durumda.
 

SAYFA GÖRÜNÜMÜ >>

Geri

Anasayfa

New Page 1