New Page 1
Anasayfa  İletişim   Diplomat Magazine

New Page 1

New Page 1

 

ŞAİR NİZAMΒNİN KENTİ
GENCE
 

Azerbaycan’ın ikinci büyük şehri olan Gence’nin tarihi çok eskilere uzanıyor. Kent, 1700’lerde Gence Hanlığının merkeziymiş. 1918 yılında ise, Azerbaycan Demokratik Cumhuriyeti’nin başkenti olmuş. Bugün de, Azerbaycanın batı bölgelerinin ekonomik vekültürel merkezi konumunda.

 

 

Gence, 300 000’i aşan nüfusuyla A z e r b a y c a n ’ ı n ikinci büyük şehri. Bakû’nun 360 km batısında, Gence Çayı’nın iki yakasında yer alıyor. Rus İmparatorluğu zamanında, adı, Çariçe Elizabet’in onuruna, “Elizavetpol” olarak değiştirilmiş, Sovyet döneminde de, Bolşevik lider Sergey Kirov’a atfen adı “Kirovabad” olmuş. Ama şimdi, 1989 yılından bu yana, şehir yeniden Gence adına kavuşmuş bulunuyor.

Gence denince ilk akla gelen isim, Leyla ile Mecnun mesnevisinin ünlü şairi Nizami oluyor. Ona, Nizami Gencevi, yani Gence’li Nizami diyorlar. Bu 12. yüzyıl şair ve düşünürünün bir başka ünlü eseri de “Hüsrev ile Şirin”. Gence’ye duyduğu yoğun sevgi ile de tanınan şair eserlerinin çoğunu Farsça yazmış. Bugün, Gence, bu ünlü şairini görkemli bir anıt mezar ile yaşatmaya devam ediyor. Nizami’nin kabri yakınında, eserlerinden sahneleri resmeden heykellerin bulunduğu alan, şehrin en ilgi çeken noktalarından. Kelimelerin büyüsü, çok sayıdaki at, kuş, geyik, insan ve ağaç heykellerinde vücut buluyor gibi.

Gence’de gezinti

Gence, anıt gibi mimari yapılarının yoğunluğu nedeniyle çok güzel görünen bir şehir. Örneğin Hükûmet Binası, Gence’deki en güzel binalardan biri. Gence’nin başkent olduğu dönemde, Azerbaycan’ın ilk parlamentosu burasıymış. Hemen yakınında da “Han Bağı” parkı var. Kafkasya’nın en eski parklarından olan, 300 yıllık Han Bağı, son dönemde yeniden düzenlenmiş ve Cumhurbaşkanı İlham Aliyev tarafından, geçtiğimiz Şubat ayında hizmete açılmıştı. Şimdi parkın içinde 350 kişilik bir tiyatro, 2 şadırvan, yepyeni bir ışıklandırma sistemi ve dekoratif ağaçlar var. Parkta ayrıca, Azerbaycan’ın ünlü kadın şairi Nigâr Rafibeyli ve Sovyetler Birliği kahramanı İsrafil Mammadov’un anıtları yer alıyor.

Gence’nin çok bilinen ve ziyaret edilen yerlerinden olan Cuma Camii, Hükûmet binası ile Han Bağı parkı arasında yer alıyor. 17. yüzyıl Azerbaycan mimarisinin en güzel örneklerinden olan bu çifte minareli caminin bir adı da “Şah Abbas Camii”. Çünkü, cami, 1606 yılında, Şah Abbas’ın talimatıyla, Mimar Şeyh Bahattin tarafından yapılmış. Anlatıldığına göre, İran Şahı olan I.Abbas, 1606 yılında Gence’yi ele geçirdiğinde kenti yakıp, yıkmış ve şehrin 8 km uzağında yeni bir yerleşim yeri yapılmasını ve oraya önce bir cami inşa edilmesini emretmiş. Ancak, Genceliler yerlerinden göç etmeyi kabul etmemişler. Bunun üzerine, cami bugünkü yerine yapılmış. Kırmızı tuğladan yapılan Cuma Camii’nin içinde, köşelere bitişik idare odaları var. Cami külliyesi içinde medrese, hamam ve bir de mezarlık bulunuyor. Gence’nin şehir merkezindeki cami, bugün de hizmete açık ve kente gelen turistlerin bir numaralı ziyaret mekânı. Bu arada, Caminin hemen yakınında, tuğladan yapılmış, dört köşeli Cevat Han Türbesi’ni de gözden kaçırmamak gerekiyor.

Gence’de dikkat çeken diğer mimarı anıtlardan biri de “Tatlar Mescidi”. Özellikle giriş kapısı çok gösterişli. Kemerli giriş kapısının iki yanında kuleler yükseliyor ve çok heybetli bir görüntü veriyor. Ayrıca, Hükûmet binasının karşısında, görülmeye değer “Akademi Müzesi” var. Gence’nin bir diğer önemli müzesi de, Atatürk Caddesi üzerindeki “Tarih Müzesi”. Genceliler, şehrin en uzun ana caddelerden birine Atatürk’ün adını vermişler.

Gence’de bir de “Şişe Ev”i görmek lâzım. “Butilka Ev” olarak da anılan bu ilginç yapı insanı şaşırtıyor. Yerel evler tarzında inşa edilen ve masal evlerinden farkı olmayan bu şirin binanın yapımında, tuğla yerine tam 50 000 adet cam şişe kullanılmış. Minik bir balkonu olan ve farklı renkteki taşlar ve şişelerle yapılan bu iki katlı küçücük ev adeta oyuncak gibi.

Gence halıları

Gence, Batı Azerbaycan’ın ekonomik merkezi olarak ülke için büyük değer taşıyor. Özellikle metalürji konusunda dev tesislere sahip. Şehir yakınlarındaki madenlerden çıkarılan cevherler bu tesislerde işleniyor. Özellikle alüminyum ve bakır. Şehirde ayrıca porselen sanayi ve ipekçilik de ön plana çıkmış. İpek böcekçiliği ve kozadan ipek üretmek Gence’de geleneksel bir iş kolu. Tabii ki, tarım ürünleri ve şarap yapımı gibi diğer tarımsal faaliyetler de sürdürülüyor.

Ama, Gence Halıları bambaşka. Bir zamanlar Kafkaslar’ın en popüler halı pazarlarından birine sahip olan Gence, geometrik desnli, düğümlü el dokuması halıları ile ün yapmış. Kafkas halılarının en güzel örneklerinin dokunduğu bu bölgede, Şirvan, Karabağ ve Kazak halıları yanında Anadolu halıları da üretiliyor.

Gence’de nüfusun %98’ini Azerbaycan Türkleri oluşturuyor, çok az sayıda da Rus, Ukraynalı ve Tatar var. Tarihinde çok ciddi depremler yaşamış Gence, yerle bir olmuş, ama her seferinde yeniden yapılanmış. Şehrin çevresi de kendisi kadar güzel ve görülmeye değer. Kente 15 km uzaklıktaki İmamzade Türbesi, mavi kubbesi ile göze çarpıyor. Türbede İmam Bagir bin İbrahim’in mezarı var.

Şehir etrafında doğa da muhteşem; şelaleleri, kesif ormanı, nehriyle eşsiz bir görüntüsü var. Gence yakınlarında, Kepez Dağı eteklerindeki Goy Göl, Azerbayan’ın, ormanın yeşili ile suyun derin mavisinin huzur içinde birleştiği en gözde yerlerinden. Göy Göle Azerbaycan Cumhurbaşkanının 2008 tarihli talimatıyla ile Milli Park statüsü verilmiştir.
 

 

SAYFA GÖRÜNÜMÜ >>

Geri

Anasayfa

New Page 1