New Page 1
Anasayfa  İletişim   Diplomat Magazine

New Page 1

New Page 1

 

KAZAKİSTAN’IN EN BÜYÜK ŞEHRİ
ALMATI
 

Bağımsızlık sonrasında Kazakistan’ın ilk başkenti olan Almatı, 3 milyona yaklaşan nüfusuyla ülkenin en büyük kenti. Orta Asya’nın en güzel şehri olduğu söylenen Almatı, çekici bir kültür ve turizm merkezi.

 

 

Almatı, Kazakistan’ın güney-doğusunda, Alatau dağlarının eteklerinde yer alıyor. 1997 yılına kadar Kazakistan’ın başkenti olan Almatı, bu ünvanını Astana’ya devretmiş olsa da, ülkenin kalbi, ekonominin kilit noktası ve önemli bir eğitim merkezi olmaya devam ediyor. Bir çok değişik etnik grubun bir arada yaşadığı bu tarihi kenti Orta Asya’nın en güzel şehri olarak niteleyenlerin sayısı az değil.

Almatı şehrinin tarihi milâtdan 1000 yıl öncesine kadar gidiyor. İlk çiftçiler, o tarihlerde buraya gelip yerleşmişler. Daha sonra, M.Ö. 700’lü yıllardan itibaren, Saka’lar gelmiş. Bugün yapılan arkeolojik araştırmalarda, Saka’lara ait pek çok eser gün ışığına çıkartılmış bulunuyor. Özellikle, Issık Kurganı’nda bulunan “Altın Adam” giysisi çok ünlü. İpek Yolu üzerinde önemli bir şehir olması nedeniyle Orta Çağ’da büyük bir gelişme gösteren şehir, bir tarım ve ticaret merkezi haline dönüşmüş. 13. yüzyılda yazılmış bir kitapta, adı “Almatu” olarak geçiyor. Ancak, daha sonraki yüzyıllarda, İpek Yolu başka güzergâhlara kaydığı için, şehirde bir duraklama dönemi görülüyor.

1800’lü yıllarda Ruslar, buraya bir askeri üs kurmuşlar. Üssün etrafına Kazaklar, Ruslar, Ukraynalılar ve Tatar tüccarlar yerleşince, kalabalıklaşan şehrin adı Verni olmuş. 1921’de ise, şehir Alma-Ata adını almış. Şehrin 20. yüzyıldaki gelişmesinde ve büyümesinde, Türkistan-Sibirya demiryolunun tamamlanmasının önemli rol oynadığı anlaşılıyor.

Keyifli bir şehir

Almatı, canlı alışveriş merkezleri, şık restoranları ve otelleri, göz alıcı meydanları ve renkli gece hayatı ile dinamik bir kent. Bu keyifli şehirdeki bir çok binada rengârenk aydınlatmalar yapılıyor, özel günlerde de havai fişek gösterileri düzenleniyor.

Şehir merkezi son derece planlı inşa edilmiş. Çok geniş caddeler, bulvarlar, meydanlar ve görkemli ağaçlar şehri süslüyor. Şehrin neredeyse yarısı parklar, bahçeler, havuzlar ve ilginç heykellerle bezenmiş. Ana caddelerde görülen, genellikle tek tip, yan yana dizilmiş, depreme dayanıklı ve oldukça sade 4-6 katlı binalar, Sovyet mimarlık anlayışının bir yansıması. Eski ve modern evleri bir arada görmek mümkün. Kenar mahallelerdeki tek katlı evler hariç, Almatı’daki bütün binalar merkezi sistemle ısınıyor.

Şehrin ana meydanı olan “Respublika (Cumhuriyet) Meydanı”, resmî törenlerin, bazı spor etkinliklerinin ve halk eğlencelerinin yapıldığı bir alan. Meydanın merkezinde, 18 metrelik bir dikilitaş olan “Bağımsızlık Anıtı” yer alıyor. Anıtın tepe noktasında, ünlü “Altın Adam”ın birebir kopyası ve bir de kanatlı “Pars” heykeli var. Bu figürlerin her ikisi de Kazakistan’ın ulusal sembolü. Dikilitaş’ın eteğinde de, “Gök Baba”, “Toprak Ana” ve “Tay üzerinde çocuk” heykelleri bulunuyor.

Meydanın doğu kıyısında ise, 200.000’den fazla kültür objesinin sergilendiği Kazakistan Merkez Devlet Müzesi yer alıyor. Masmavi kubbeleriyle dikkat çeken Müzeyi, klâsik ve yerel müzik topluluklarının konserleri eşliğinde gezerek Kazak kültürünü ve tarihini tanıyabilirsiniz. “Altın Adam”ın, saf altından örülmüş giysisinin bir kopyası da burada.

Almatı’da birçok müze, tiyatro, opera-bale salonu ve sanat galerisi var. Örneğin, “Dostık” caddesinde, önünde ünlü Kazak şair ve yazarı Abay Kunanbay’ın heykelinin yer aldığı Cumhuriyet Sarayı bulunuyor. Dış ve iç mimarisi ile eşsiz bir güzelliğe sahip olan saray, aslında ülkenin en ünlü konser salonu. Balkonsuz ve galerisiz olarak, antik tiyatro tarzında yapılmış olan salon, 3000 seyirci kapasiteli. Fuayenin tavanında asılı, Bohemya kristalinden mamul 7,5 ton ağırlığındaki dev avize hemen dikkat çekiyor.

Almatı’nın en büyük park alanı olan Panfilov Parkı, Gogol ve Kazibek caddeleri arasında yer alıyor. Buraya, 2.Dünya Savaşı sırasında vatanları için ölen Kazakistanlı askerlerin anısına “28 Muhafız Parkı” da deniliyor. Zaten, Parkta, 2.Dünya Savaşında yaşamını yitirenlerin anısına sürekli yanan bir meşale de var. Komutan Panfilov’un adını taşıyan parkın içindeki üç katlı St. Vozne sensk kilisesi, sarı-beyaz gövdesi, bakımlı dış cephesi, rengârenk kubbeleri ve göz kamaştırıcı vitraylarla süslü iç mekanıyla turistler için sevimli bir tablo oluşturuyor. Ünlü mimar Zenkov tarafından 1904-1907 yılları arasında inşa edilen kilise, tek bir çivi kullanılmadan ahşaptan yapılmış. Parkın diğer yanında ise, geleneksel Kazak enstrümanlarının sergilendiği Müzik Aletleri Müzesi var; Rus ve Çin mimari stillerinin karışımı olan bu yapı da bir ahşap mimarlik anıtı. Eğer, Parkın karşısına geçerseniz, karşınıza “Arasan Hamamı” çıkıyor. Artık seçim size kalmış: ister Rus, ister Türk, isterseniz Fin usulü yıkanabilirsiniz.

Zhibek Zholy, yani İpek Yolu

Almatı’nın ünlü caddelerinden Tole Bi, üzerindeki alışveriş merkezleri, bankalar ve çeşitli iş yerleri ile oldukça canlı ve popüler. Ama daha da renkli bir atmosfer isteyenlerin “İpek Yolu”na gitmeleri gerekiyor. Kazak dilinde, İpek Yolu, “Zhibek Zholy” olarak söyleniyor. Zhibek Zholy, Almatı’daki ünlü bir caddenin adı. Çok canlı olan bu caddenin bir bölümü yayalara ait. Sağlı sollu ünlü mağazalar, cafe’ler ve sokak ressamları göze çarpıyor. Burası, hediyelik eşya almak için de çok ideal bir yer. İlk göze çarpanlar, keçe çantalar, dombra denilen iki telli saz, kalpak, ipek şallar gibi yerel ürünler oluyor. Açık ya da kapalı pazarlara da mutlaka uğramak lâzım. Zhibek Zholy üzerindeki Yeşil Pazar, şehrin en büyük pazar yeri. İçinde yok, yok. Hele, devasa büyüklükteki açık et reyonları gerçekten şaşırtıcı.

Almatı, kadın tramvay vatmanları, çok ucuz şehir içi ulaşımı, eski troleybüs ve otobüsleri, Nevruz kutlamalarında kurulan yurtları, herkesin başında görebileceğiniz kalpak ve şapkalar, cadde, pasaj ve pazarlarda elinden gazete-kitap eksik olmayan sakinleri, aylarca süren kar beyazlığı ve sokak müzisyenleri ile çok samimi bir şehir. Aynı zamanda, çok sayıdaki üniversitesi ile, önemli bir eğitim merkezi. Şehirden 5- 6 km uzaklıkta “Kök Töbe”, yani Göktepe yer alıyor. Burası bir sayfiye yeri. Şehir merkezinden, teleferik ile çıkılabiliyor. Kök Töbe’de kocaman bir elma heykeli var. Malûm, Almatı, “elmalık” demek ve şehir elmalarıyla meşhur. Dünyanın, en büyük elması da (karpuz büyüklüğündeymiş) bu bölgede görülmüş. Almatı’nın kuşbakışı seyredilebileceği Kök Töbe’de yürüyüş parkurları ve 509 tür değişik cinsin yaşadığı bir hayvanat bahçesi bulunuyor.

 

 

SAYFA GÖRÜNÜMÜ >>

Geri

Anasayfa

New Page 1