- Acaba Türkiye’de Küba’yı görmek
istemeyen biri var mıdır?
-
- Karayipler denizinin bu en büyük
adası, mükemmel iklim koşulları, ideal plajları,
dünyaca ünlü puroları, serinletici kokteylleri,
günlük yaşamın ayrılmaz parçası olan müziği ve
insana keyif veren dansları ile gerçekten de çok
çekici.
-
- Küba yüzölçümü açısından küçük
bir ülke sayılabilir. ABD’nin 50 yıla yakın bir
süredir uyguladığı ambargo nedeniyle de ekonomisi
zaman zaman sorunlar yaşıyor. Ama Küba halkı yine de
direnmeye devam ediyor ve yaşam sevincini
kaybetmiyor. Bazı yazarlara göre, “Küba fakir ama
neşeli bir ülke”.
-
- Küba’da sağlık ve eğitim
hizmetleri herkes için öncelikli ve parasız.
Örneğin, ekonomik zorluklar nedeniyle motorlu taşıt
ithalatını çok kısıtlı sayıda gerçekleştirebilen
ülkede, ambülanslar son model, ama bakan arabaları
eski. Tıp alanında çok ilerlemiş oldukları için
Venezuela’ya doktor gönderip, onların maaşları
karşılığında petrol ithal ediyorlar. Bir çok ülkeden
fakir öğrenciler parasız üniversitelerde eğitim
görmek için Küba’ya gidiyor. Öte yandan, spora
verilen önem sayesinde, 11 milyon nüfuslu Küba’dan,
sporun her dalında dünya ve olimpiyat şampiyonları,
ünlü rekortmenler çıkıyor.
-
- Bazıları için de, Küba, Fidel’in,
Che’nin ve Raul’un ülkesi. Devrimin ardından
Küba’nın başına geçen Fidel Castro, 49 yıl
gibi uzun bir süre iktidarda kaldıktan sonra, geçen
yıl sağlık nedenleriyle ve kendi isteğiyle
Başkanlıktan çekilip, görevi kardeşi
Raul Castro’ya
devretmişti. Devrimin çekirdek kadrosundan olan ve
Che
Guevara’yi
Fidel ile tanıştıran Raul Castro halen devlet
başkanı. Che ise çoktan devrimcilik simgesi olmuş,
bir çoklarının gözünde efsaneye dönüşmüş bir
şahsiyet.
-
- İşte, DİPLOMAT ATLAS
Temmuz sayısında bu ilginç ülkeyi okuyucularına
sunuyor. Bu sayıyı hazırlarken, Ankara’daki Küba
Büyükelçiliğinin yoğun işbirliğini elde etmek
bizleri çok mutlu etti. Büyükelçi Ernesto Gomez
Abascal’ın ve Birinci Sekreter Alejandro
Simancas Marin’in katkıları bize çok fayda
sağladı. Türkiye’den Küba’ya gidebilmek için uzun
bir yolculuk yapmak gerekse de, kökenleri Avrupa’ya,
Afrika’ya ve Asya’ya kadar uzanan bu mutlu halkı
tanımak, onlarla birlikte şarkılar söyleyip dans
etmek için bunu göze almaya değer.