-
Ukrayna-Türkiye ilişkilerine ait bilgiyi Kiev’in Ankara
büyükelçisi Dr. Olexandr Mischenko’dan daha iyi kimden
alabilirdik? 2005 yılından beri bu görevde bulunan Dr.
Mischenko, kariyerinin daha önceki dönemlerinde İstanbul’da
Başkonsolosluk görevi de yapmıştı. Dr. Mischenko, Diplomat
Atlas’a verdiği mülakatta Ukrayna’nın teknolojik potansiyeli,
Türkiye ile ortak AB hedefi ve iki ülke arasında gelişen
stratejik ortaklığın çeşitli unsurları hakkında bilgiler verdi.
DİPLOMAT ATLAS:
Ukrayna’nı n 17 yıllık bağımsızlık süresi içinde Türkiye ile
Ukrayna arasındaki ilişkiler ne kadar ilerledi?
OLEKSANDR MISCHENKO: Biz sadece komşu değil, aynı zamanda
önemli iki ortağız. İkimiz de Avrupa Birliğini hedeşiyoruz ve
hem bölgesel, hem de küresel olarak güvenlik konularında ortak
görüşlere sahibiz. Türkiye’yi terörle mücadelesinde
destekliyoruz. Türkiye de Turuncu devrimden sonra Ukrayna’da
demokrasinin gelişmesini destekledi ve ülkemizin NATO’ya
katılması konusunda da arkamızda. Giderek artan bir jeopolitik
öneme sahip olan, bizi ayırmaktan çok birleştirdiğ ine
inandığımız Karadeniz ile ilgili de çalışmalarımız var. Savunma
alanında da işbirliği içerisindeyiz. Karşılıklı ticaret hacmimiz
son beş yılda üç kat arttı ve şu anda yıllık 5-6 milyar ABD
doları dolayında. Bu rakam, yalnızca ticaret hacmini gösteriyor.
Bir de karşılıklı yatırımlarımız var. Geçmişte ilişkilerimiz
yalnızca cumhurbaşkanları ve başbakanlar düzeyindeydi; ancak
şimdi uzmanların karşılıklı tartışıp teknik konularda görüş
alışverişinde bulunabildikleri ve bunları hayata
geçirebildikleri bir başka ilişki de mevcut. Enerji, ulaşım,
bilim ve teknoloji, savunma endüstrisi, kültür ve turizm gibi
alanlarda çalışma gruplarımız var. Geçtiğimiz haziran ayında,
Meclis Başkanınız Sayın Köksal Toptan’ın Kiev’e gerçekleştirdiği
ziyaret ile meclislerimiz ve meclis komisyonlarımız arasındaki
diyaloğu da canlandırmış olduk. Ayrıca, her iki ülkenin
cumhurbaşkanı da stratejik ortaklık kurma konusunda hazır
oldukları nı vurguladılar.
DİPLOMAT ATLAS: İlişkilerin yalnızca diplomatik boyutta
olmaktan çıkıp stratejik ortaklığa doğru gelişme göstermesi ne
zaman gerçekleşti?

OLEKSANDR MISCHENKO: 17 yıllık bağımsızlığımızın
ardından, bence bu oldukça doğal bir gelişmeydi. Türkiye ile
siyasi bir sorunumuz yok, her iki ülkenin ekonomisi büyüyor ve
gerek halklar, gerekse de iş dünyaları arasındaki bağlar
güçleniyor. Tüm bunlar, her alanda daha geniş ve derin işbirliği
konusunda olumlu bir hava yaratıyor. Birkaç yıl önce,
ortaklığımızın geliştiğini ilan etmiştik, şimdi ise stratejik
işbirliğine hazır olduğumuzu söylüyoruz. Bu eşit bir ortaklık…
Örneğin siyasetçilerimiz Rusya’ya ya da ABD’ye gittiklerinde,
Rusya ya da Amerika yanlısı olmakla veya etki altında kalmakla
suçlanıyorlar, ancak henüz hiç kimse Türkiye yanlısı olmakla
suçlanmadı.
DİPLOMAT ATLAS: Daha somut bir ifadeyle, enerji ve ulaşım
alanında bahsettiğiniz ikili çalışma grupları neleri müzakere
ediyorlar?
OLEKSANDR MISCHENKO:
Ukrayna’nın enerji konusunda artık Rusya ile bir sorunu kalmadı.
Ancak, hem Ukrayna, hem de Türkiye enerji kaynaklarını
çeşitlendirmek istiyor ve bunu nasıl gerçekleştirebileceğimizi
aramızda tartışıyoruz. Enerji konusunda Türkiye’nin Doğu ve Batı
arasında önemli bir köprü olacağından eminiz. Bu anlamda
araştırdığımız somut örneklerden biri, Ukrayna’nın Nabucco
projesine nasıl dâhil olabileceği konusudur. Kendi adımıza,
Türkiye’yi Karadeniz’deki Illichivsk limanından Litvanya’da,
Baltık Denizi’ndeki Klaipeda Limanı arasında yeni bir demiryolu
rotası belirleyecek olan Viking Demiryolu Ulaşım Projesine
katılmaya davet ettik. Gündemimizdeki bir diğer konu da,
Karadeniz’deki enerji kaynaklarını ticari olarak geliştirme
imkanlarının araştırılmasıdır. Bu kapsamda, Türkiye Petrolleri
Anonim Ortaklığı’ ndan (TPAO) bir heyet Ukrayna’yı ziyaret etmiş
bulunuyor.
DİPLOMAT ATLAS: Ticari ilişkilerin geleceğini nasıl
görüyorsunuz?
OLEKSANDR MISCHENKO: Türkiye çok önemli bir ticaret
ortağımız. İhraç mallarımızı satın alma açısından, Rusya’dan
sonra ikinci sırada geliyor. İş ilişkilerimiz çerçevesinde
gerekli olduğunu düşündüğümüz için, Türkiye ile serbest ticaret
anlaşması görüşmelerine başladık. 2005 yılında yapılan
görüşmede, iki ülke cumhurbaşkanı nın da onayladığı gibi,
Türkiye ve Ukrayna ikili ticarette 10 milyar ABD doları hedefini
yakalayabilmek için gerekli altyapıya sahipler. Diğer yandan,
her iki ülke ticaretinde de düşük katma değerli malların
ağırlıklı olduğunu biliyoruz. Biz ileri teknoloji ürünleri
ticaretinde artış olması açısından çok daha büyük bir
potansiyelin mevcut olduğunu düşünüyoruz.
DİPLOMAT ATLAS: Bu konuda daha ayrıntılı bilgi verebilir
misiniz?

OLEKSANDR MISCHENKO: Bildiğiniz gibi, Ukrayna nükleer
güç, uzay endüstrisi, savunma endüstrisi, havacılık vb. ileri
teknoloji konusunda başarılı bir ülke. Bu alanlardaki
başarılarımızı Türkiye ile paylaşmayı önerdik. Bir uzay
endüstrisi heyeti, Türkiye’yi ziyaret etti. Geçtiğimiz Aralık
ayında Ukrayna Savunma Bakanlığı ndan ve savunma endüstrisi
alanındaki girişimcilerden kalabalı k bir heyet Türkiye’ye
geldi. Bu ziyarette, belirli bazı konuların yanı sıra, işbirliği
potansiyeli üzerinde de duruldu. Detayların tartışılacağı daha
büyük bir toplantı da bu yıl Ukrayna’da yapılacak. Ayrıca, TAI
ile ülkemizin uçak üreticisi konumundaki Antonov arasında da
ziyaretler gerçekleştirildi. Ukrayna bu sektörde Sovyetler
birliği döneminden bu yana çok deneyim kazandı. şu anda, dünyada
uçak üretimini bütünüyle gerçekleştirebilen birkaç ülkeden biri…
Uçaklarımız teknik olarak çok ileri. Türkiye’ye kısa mesafeli
hava ulaşımında kullanılmak üzere birkaç örnek uçak önerdik.
Helikopterlerimiz de Türkiye’de yangın söndürme amaçlı olarak
kullanılıyor.
DİPLOMAT ATLAS: Avrupa Birliği konusunun Türkiye’nin
Ukrayna ile ilişkilerindeki ağırlığı nedir?
OLEKSANDR MISCHENKO: AB’yle bütünleşme konusundaki
işbirliği, Türkiye ile siyasi ilişkilerimizin önemli bir
parçasıdır. AB ile daha yakın bir ilişki içerisinde olma
vaktinin geldiğine inanıyoruz. Dolayısıyla Türkiye’nin bu
konudaki olumlu ya da olumsuzher türlü deneyimini
paylaşabiliriz. Örneğin ekonomi ve istatistik gibi alanlarda,
uzmanlarımızı eğitmek için TİKA programlarından yararlanıyoruz.
Bence Türkiye, Sovyet dönemi sonrasındaki Ukrayna’yı herhangi
bir Avrupa ülkesinden çok daha iyi anlayabilir; çünkü Türkiye de
pazar ekonomisine yakınlarda geçti ve AB’ye uyumunu yakın
zamanda gerçekleştirdi.
DİPLOMAT ATLAS: Ukrayna’da faaliyet gösteren bazı Türk
şirketleri var. Bunların ülkenize katkısı nedir?
OLEKSANDR MISCHENKO: Evet, ülkemizde Turkcell, Ülker,
Deka gibi Türk şirketleri ile Finansbank ve Altınbaş gibi Türk
bankaları faaliyet gösteriyor. Sivil mühendislik alnında da Türk
şirketleri yaygın bir ün kazandı. Kiev ile Odessa arasındaki
yolun en iyi kısmı Onur tarafından inşa edildi. Enka, Donetsk’te
büyük bir stadyum inşa ediyor ve Doğuş Otomotiv Kiev’de Dinyeper
Nehri üzerinde bir demiryolu köprüsü ve yol yapıyor. Ukrayna
“Euro-2012”ye ev sahipliği yapacağı için, bu süreçte pek çok
stadyumun, otelin, havaalanının ve karayolunun da yenilenmesi
gerekecek. Türk şirketleri bizimle pazar ekonomisinin felsefesi
üzerine edindikleri deneyimleri de paylaşıyor. Modern
fabrikalar, tesisler inşa etmek zor değil ama, ekonomide 70
yıllık komünist yaklaşımın ardından iş dünyasındaki düşünce
tarzını tamamıyla değiştirmek zor.
DİPLOMAT ATLAS: İki ülkenin halkları arasındaki bağın
öneminden de bahsettiniz…
OLEKSANDR MISCHENKO: Bu anlamda, her iki ülkede yaşayan
Türk-Ukrayna karışımı aileler umut vaat ediyor. Ayrıca,
600.000’den fazla Ukraynalı her yıl Türkiye’ye tatile geliyor.
Son üç yılda da yüzlerce öğrenci, değişim programları kapsamında
karşı lıklı iki ülkeye gönderildi. Bu yıl Türkiye’de “Ukrayna
Kültür Yılı” olarak, önümüzdeki yıl da Ukrayna’da “Türk Kültür
Yılı” olarak kutlanacak. Ayrıca, bir “kardeş şehirler” projesi
üzerinde çalışıyoruz. Örneğin ülkelerimizin iki turizm başkenti
olan Yalta ve Antalya Eylül ayında bu kapsamda bir anlaşma
imzalayabilir.
DİPLOMAT ATLAS: İki ülke arasında ulaşımı kolaylaştırmak
için neler yapılıyor?
OLEKSANDR MISCHENKO: Ulaşım bağlantılarından memnunuz.
Örneğin, Almanya’yı hariç tutarsak, Türk Havayollarının
Ukrayna’ya yaptığı seferler, ulaşılan şehir sayısı bakımından
diğer ülkelerden daha fazla. Deniz ulaşımında da giderek daha
fazla şirket faaliyet gösteriyor. Ancak vize sisteminde;
işadamları, sporcular, sanatçılar vs. için daha uzun süreyi
kapsayacak ya da çoklu girişlere olanak sağlayabilecek
değişiklikler yapılabilir. Eylül ya da Ekim ayında yeni bir vize
anlaşması nı görüşmek üzere bir toplantı yapılması
kararlaştırıldı. Herhalde bu toplantıdan sonra, vizesiz seyahate
doğru gerekli adımları atabileceğiz.