|
|
New Page 1
|
|
|
DOĞU SLAV
UYGARLIĞININ BEŞİĞİ
KİEV |
|
|
|
Doğu Avrupa’nın en eski
şehirlerinden biri olan Kiev, bazen ihtişamı bazen de sefaleti
yaşayarak bu günlere gelmiş. Büyük göç yolları üzerinde olduğu için
geçmişte sürekli istilalara maruz kalan kent, doğudan gelen baharat
ve ipek yolunu Karadeniz’in kuzeyinden Kuzey Avrupa’ya, yani
Vikingler’e ve bugünkü Almanya topraklarına ulaştırmaya başlayınca
kısa sürede ünlenip zenginleşmiş. |
|
|
 |
-
-
Ukrayna’nın başkenti Kiev,
doğu Avrupa’nın en eski kentlerinden biri. Kentin 5.
yüzyılda kurulduğu ve kısa sürede doğu Slav uygarlığının
merkezi haline geldiği biliniyor. Kiev, bugün de Avrupa’nın
büyük şehirlerinden biri ve tarihi zenginliğinin yanında
önemli bir ticari cazibe merkezi. Dünyanın dört bir yanından
iş adamlarını ve yatırımcıları kendisine çekiyor.
-
-
Kiev’de ulaşım son derece
rahat ve pratik. Kiev Metrosu dünyanın en büyük
metrolarından biri, hayli derinde. Sovyetler Birliği
döneminde altyapı çalışmalarına verilen önem kente bu
olanağı sağlamış. şehirdeki merkezi ısıtma sistemi ve
sürekli sıcak su bulunması da bu dönemin diğer bir mirası.
Bakımlı ve tertemiz bir kent olan Kiev’de oldukça batılı bir
hayat tarzı var. Kadı nlar Meclis dahil her yerde çok
aktişer. Otobüs ve tramvay kullanan ya da inşaatlarda
çalışan kadın işçiler, pek çok turist için şaşırtıcı bir
manzara oluşturuyor.
-
-
Şehir turu
-
-
Kiev’de
gezilecek, görülecek o kadar çok yer var ki.. Kentin tam
ortasından geçen Dinyeper nehrinde yapılacak bir tur, bu
görkemli şehri daha iyi algılamaya zemin hazırlıyor. Nehir
boyunca tarihî binalarla modern binalar yan yana yükseliyor.
Tepeler ormanlarla kaplı. Zengin gecmişi, manastırları,
kiliseleri, meydanları, sokakları, tarihi yapıları, geniş
parkları ve yeni Avrupai çehresiyle gözde bir şehir burası.
Nüfusu 2,6 milyon. 10.yy’da hristiyanlık resmi din olunca
ilk Slav kiliseleri ve manastırları kuruluyor ve Kiev,
azizler şehri ünvanını alıyor ve Doğu slav uygarlığının
beşiği sayılıyor. 11.yy’da, dinsel, sanatsal ve ticari
anlamda Constantinople ile rekabet eder hale geliyor.
Sovyetler Birliği döneminde de, Moskova ve
Saint-Petersburg’tan sonra ülkenin üçüncü büyük şehriydi.
-
-
Özgürlük Meydanı, Kiev’in
merkezi. Burası bir zamanlar ormanlık bir bölgeyken,
inşaatlar için ağaçlar kesilince kocaman bir boş alan ortaya
çıkmış. Bir dönem adı Keçi ovası imiş; hayvan otlatılırmış.
Bugün burası büyük bir alışveriş merkezi, heykeller ve
çeşmeler barındırıyor. Turuncu devrim sırası nda yapılan
gösterilerin ve toplantı ların merkezi de yine burası..
Hafta sonları hayli kalabalık oluyor; özellikle güneşli
havanın tadını çıkarmak isteyenler fırsatı kaçırmıyor.
-
-
Kreschatik Caddesi, Kiev’in,
hatta Ukrayna’nın en ünlü caddesi. Eskiden şehrin giriş
noktasıymış. Yapılaşma 18.yy sonu başlamış. Kestane ağaçları
ile çevrili, sağlı sollu dünyaca ünlü mağazalar, cafe’ler ve
restoranlarla dolu zarif ve canlı bir bulvar. Başlangıç
noktası nda Bezarapski Pazarı, bitiş noktasında ise Özgürlük
Meydanı var. Hafta sonları ve tatil günleri araç trafiğine
kapalı. Bu bölgede emlak fiyatları ve kiralar çok yüksek.
Kiev’deki son Lenin heykeli de bu caddenin sonunda.
Andreevsky sokağı ise, eski şehrin resim galerileri,
hediyelik eşya mağazaları ve sanatçıları ile meşhur, çok
popüler bir sokağı. Konser-festival türü aktivitelerin de
merkezi.
-
-
Hidropark, Dinyeper nehrinin
ortası nda yer alan bir adacık. Kıyıları tamamen kumla
doldurulmuş. Her türlü su aktivitesi var: yelken, kürek, su
sörfü, jet ski, bungee jumping, su kayağı, plaj futbolu /
voleybolu. Hatta özel çıplaklar plajı.. Cafe’ler, barlar,
canlı müzik, diskolar: sabah kadar eğlence.. Ayrıca denizsiz
bu şehirde, nehir kenarı da bazı kısımlarda plaja dönüşmüş;
suyun soğukluğuna aldırış eden yok.
-
-
Podol Mahallesi, Kiev bir
zamanlar, yönetim merkezi olan üst şehir ve halkın yaşadığı,
ticaret yaptığı yer olan alt şehir (Podol) diye ikiye
ayrılırmış. Nehir kıyısında ve Kiev’deki pek çok eski yapı,
kilise, anıt, sokak ve meydan bu semtte. Liman, eski
pazarlar, balı kçılar çarşısı, Kiev’e has mimari özellikleri
yansıtan evleri ve dar sokakları mutlaka görülmeli. Zoloti
Vorota (Altın Kapı) ise şehrin ana giriş kapısı. Kiev
Prensliği’nin kurucusu Yaroslav Mudri yaptırmış. Bizans
mimarisi etkisindeki surlar zamanla yıkılsa da kapı orijinal
halini korumuş.
-
-

-
-
Azizler şehri
-
-
Svetoya
Soşya Katedrali: 20 yılda tamamlanmış. Bizans kiliselerinin
şaşaasını yansıtıyor, ama klasik özelliklerini taşımıyor.
Bina gövdesi beyaz, soğan biçimindeki kubbeleri yeşil.
Merkez kubbe diğerlerinden daha büyük ve yaldızlı.
Ukrayna’da UNESCO tarafından dünya mirası listesine dahil
edilen ilk yapı. Üç tarafında iki katlı galeriler yer
alıyor. iç kısımda muhteşem mozayikler, freskler ve ikonlar
var. Tatarların istilasından sonra terkedilmiş. 1600’lere
kadar Doğu katolik kilisesi tarafı ndan kullanılmış.
Restorasyonu Ukrayna tipi barok tarzında yapılmış. Sovyet
devriminden sonra hükümet katedrali yıkmaya ve bir tür parka
dönüştürmeye karar vermiş. Ama çok sayıda tarihçi ve bilim
adamının çabasıyla korunabilmiş. Yine de 1934’te hükümet
binaya el koymuş ve müzeye dönüştürmüş. 1980’lerin sonunda
politik durum değişmeye başlayınca bu sefer de zaman içinde
bu binayı kullanmış bütün mezhepler hak iddia etmeye
başlamışlar, paylaşım sorunu çıkmış. Bugün Ukrayna
hristiyanlık müzesi olarak kullanılıyor.
-
-
St.Vladimirskaya Katedrali
sapsarı, boncuk gibi. Masal kitaplarından fırlamış gibi
görünüyor. Kiliseyi dünyaca ünlü yapan, adını, Hristiyanlığı
Slav diyarına getiren Kinyas Vladimir’den alması ve
özellikle de mozayiklerinin benzersiz güzelliği ve
büyüleyiciliği. Ünlü Fransız, italyan ve Belçikalı
sanatçılar tarafından yapılmış. Kimi ikonlarda elmas ve
altın kullanı lmış. Döneminin en pahalı ve en güzel
kilisesi. Ukrayna ortodoks kilisesinin de merkezi.
-
-
Pechersk Lavra katedrali ise
önemli bir ortodoks manastırı. Süslü bir dış cephesi,
yaldızlı kubbeleri var. Patrikliğin de rezidansı. Keşişlerin
yaşadığı mağaralarda kurulmuş, zaman içinde genişlemiş ve
Kiev Prensliği’nde önemli bir merkez haline gelmiş. içinde
pek çok kilise ve müzeye dönüştürülmüş dini yapı var.
Bunların bir kısmı da yeraltında. Bir sanat şaheseri ve
Unesco dünya mirası listesinde. Bugün Tarih ve Uygarlık
Müzesi olarak kullanılıyor. 1941'de ağır hasar gören
manastır, yeraltı labirentleri, mezarları, mahzenleri ve
dekoratif zarişiği ile ünlü.
-
-
Kültür alanları
-
-
Kiev Hayvanat Bahçesi, Botanik
Parkı ve güzel mimarisiyle dikkat çeken Kiev Sirki sadece
çocuklar için değil büyükler için de oldukça cezbedici.
II.Dünya Savaşında Naziler tarafından binlerce yahudinin iki
günde katledildiği ve toplu olarak gömüldüğü yer olan anıt
park “Babi Yar” görülmesi gereken yerlerden.
-
-
1867 yılında açılan Kiev Opera
ve Bale Binası dünyaya büyük sanatçı lar kazandırmış.
Fransız Rönesans dönemine ait Barok mimari özelliklerini
taşıyor. Ukrayna Ulusal Senfoni Orkestrası Kiev Şlarmonisi,
barok mimari tarzını günümüze kadar korumuş, ses akustiği
mükemmel. Güzel Sanatlar Müzesi ise dünyada eşi olmayan
resim koleksiyonlarını ve çok değerli ikon koleksiyonlarını
barındı rıyor. Tchernobyl müzesi de görülmeye değer. Saint
Michel Manastırı, tamamı yaldızlı kubbeleri ile ışıl ışıl.
Bina gövdesi mavi-beyaz son derece zarif işlemelerle dolu.
Kısacası bu şehirdeki müzeler ve kiliseler saymakla bitecek
gibi değil.
|
|
SAYFA
GÖRÜNÜMÜ >> |
|
Geri |
Anasayfa |
|
|