|
|
New Page 1
|
|
|
AVRUPA’YA AÇILAN
KAPI
ODESA |
|
|
-
Ukrayna’nın güneybatısında,
Karadeniz kıyısında yer alan Odesa, ülkenin en önemli ticaret
limanı ve deyim yerindeyse, Avrupa’ya açılan kapısı. Odesa,
Asya’yı ve Doğu Avrupa’yı Akdeniz’e bağlayan önemli bir ulaşım
kavşağı.
|
-
- Odesa, 1,1 milyon olan
nüfusuyla Ukrayna`nın üçüncü büyük şehri. Birçok fuara,
sempozyuma ve konferansa ev sahipliği yapan bir kültür,
sanayi ve iş merkezi. Sıcak denizlere inme olanağı sağlayan
konumuyla, yıllar boyunca Avrupa bağlantısının önemli bir
noktası olmuş. Bu nedenle, Batı için de hep özel bir anlam
taşımış.
Bugünkü Odesa 200 yıllık bir geçmişe sahip, ama kente ilk
yerleşenler eski yunan kolonileri olmuş. fiehir, daha sonra,
sırasıyla Kiev Prensliği’nin (Kievan Rus), Altınordu
Devletinin ve Kırım Hanlığının kontroluna geçmiş.
16.yüzyılda ise Osmanlı hakimiyeti başlamış. Osmanlı ların
zamanında kentin adı Hacı bey olmuş. 1787 Osmanlı-Rus harbi
sonrasında, kent Rusların eline geçmiş ve adı, 1795 yılında,
Çariçe II. Katerina tarafından Odesa’ya dönüştürülmüş.
- Kozmopolit kent
Fransa’nın
ünlü siyasi figürlerinden Kardinal Richelieu’nün, Fransız
devrimi sırasında Rusya’ya kaçan yeğeni Dük Armand de
Richelieu, 1800’lerin başında, Novorossia ve Odessa Valisi
sıfatıyla şehrin gelişimine önemli katkılarda bulunmuş.
İnşaatlarda çalışan yabancı mimarların ve işçilerin
etkisiyle, Odessa, İtalyan ve Fransız stilinden izler taşı
yan tipik bir güney Avrupa şehri görünüme bürünmüş.
Sokaklarında koloniyal mimarî tarzın yanı sıra Alman etkisi
de farkediliyor.
Odesa’nın binaları gibi nüfusu da son derece kozmopolit:
Ruslar, Ukraynalı lar, Yunanlar, Museviler, Almanlar,
Romenler, Bulgarlar, Kafkasyalı lar, Türkler.. Resmi dili
Ukraynaca ama Rusçanın çok konuşulduğu bir şehir.
18-19.yy’da Polonya’dan büyük bir göç dalgası gelmiş ve
Odesa Rus imparatorluğunun en büyük yahudi nüfuslu şehri
olmuş. I.Dünya Savaşı, Bolşevik İhtilali ve II. Dünya Savaşı
yıllarında ise şehrin nüfusu iki kat azalmış. Özellile
II.Dünya Savaşı nda 907 gün Alman kuvvetleri tarafından
işgal edilmiş ve utanç verici bir Yahudi katliamı yaşanmış:
Tek bir günde binlerce kişinin infaz edildiği, 280 bine
yakın olan yahudi nüfusundan geriye sadece birkaç yüz
kişinin kaldığı bir dönem! 1970’lerde, sonra da 1990
yıllarında dışarıya yahudi göçü başlamış; öncelikle İsrail,
ABD, Moskova’ya.
Odesa, büyük tersanesi, oldukça donanı mlı limanı,
balıkçılık filosu ve yaklaşık 200 endüstri kuruluşuyla çok
aktif bir ticari merkez. Ukrayna buğdayının birinci ihraç
noktası da burası. Sovyet döneminde askeri üs olan liman,
2000 yılından beri 25 yıllığına serbest bölge.
“7 km”
"7 Km" şehrin en ilgi çekici yanı: 2- 3 bin dönümlük,
gümrüğü andıran bir pazar yeri. Avrupa’nın en büyük açık
pazarı. fiehir merkezinden 7 km uzaklıkta, günde 20 milyon
dolarlık sirkülasyonu var. Perakende ve toptan satış
yapılıyor; Çin ve Türk mallarıyla dolu.
24 Odesa, plajları, sağlık merkezleri, kestane ve ıhlamur
ağaçları ile bezenmiş caddeleri, cafe’leri, barları ve
diskoları ile, aynı zamanda renkli bir turistik cazibe
merkezi. 9 sinema, 40 kütüphane, 26 kapalı spor salonu, 18
stadyum ve 22 üniversite var. Doğal olarak bu da şehre
gençlik aşılıyor.
Ticaretin getirdiği zenginlik, sanat ve kültür hayatına da
yansımış. Moldavanka (eski şehir), bohem hayatı n, eski ve
yeni zenginlerin mahallesi. Taş döşeli Deribasovskaya
Caddesi Odesa’nın bir tür kültür merkezi. Trafiğe kapalı;
konserler veriliyor, gösteriler yapılıyor, ressamlar
hünerlerini sergiliyor. Deribasovskaya Caddesi ve Arkadya
Bölgesi yaz aylarında cıvıl cıvıl.

-
- Odesa Operası rönesans
tarzında, 1665 koltuk kapasiteli. fiehrin ilk yapılardan;
Avrupa’nın en güzel mimari eserlerden biri olma düşüncesiyle
inşa edilmiş.
Potemkin Merdivenleri, adını 1905 yılında ayaklanan
"Potemkin" zırhlı sının mürettebatından almış. Bu ayaklanma,
1917 Ekim devriminin habercisi sayılıyor. Merdivenler
uzunluğu ve genişliği ile şehrin sembolü olmuş. Gemilerden
inen yolcular buradaki 196 basamağı tırmanarak şehre
giriyor. Sergei Eisenstein’in, basamaklarında yüzlerce
kişinin öldüğü sahneleriyle, 1925 yılında yaptığı “Potemkin
Zırhlısı” adlı unutulmaz film ile ün kazanmış bu
merdivenler.
Odesa birçok ünlü yazarın, artistin ve müzisyenin doğduğu
bir şehir. Kültürel zenginliği oldukça etkileyici. Sanat
Müzesi, Puşkin Müzesi, Tolstoy Sarayı, Katerina Meydanı,
Promorsk Bulvarı, Ukrayna Ulusal Bankası, ana Sinagog
görülmeye değer yerler arasında. Odesa Konyak fabrikası eski
Sovyetler Birliği ve Avrupa’nın en iyilerinden. Konser
salonları, müzeler ve tiyatrolar dolup taşıyor. Ressamlar
sokaklarda. Odesa sanki büyük bir sanat galerisi.
Şehrin altında 200 yıl önce yapılmış bir tüneller labirenti,
yeraltı gömütlüğ ü var. Düzgün bir harita olmadığı için
içerde dolaşmak tehlikeli olabiliyor. Kilometrelerce
uzunluğundaki bu tüneller, II. Dünya Savaşında barınak
olarak da kullanılmış.
Şehirde Osmanlı izleri ise, tek tük; Hacı Ağa Köşkü gibi.
şimdi sanat okulu olarak kullanılan bu bina, Sovyetler
Birliği dönemine kadar, yıllarca Rusya'daki müslümanların
hacca giderken toplandıkları ve beraberce yola çıktıkları
bir mekan olmuş.
|
|
|
|
SAYFA
GÖRÜNÜMÜ >> |
|
Geri |
Anasayfa |
|
|