|
|
New Page 1
|
|
|
BÜYÜKELÇi BRANiMiR
MLADENOV: “iLiŞKiLERiMiZ BiR BAŞARI HiKAYESi” |
|
|
|
Bulgaristan ve Türkiye,
diplomatik ilişkilerinin 130. yılını kutlarken, Bulgaristan’ın
Ankara Büyükelçisi Mladenov yalnızca tarihe değil, iki halk
arasındaki ilişkilerin bugünkü dinamizmine de dikkat çekiyor. |
|
|
|
 |
-
DiPLOMAT ATLAS: Bu yıl,
Bulgaristan ve Türkiye arasındaki resmi diplomatik
ilişkilerin 130’uncu yıldönümü. Neler söylemek istersiniz?
-
-
BRANiMiR MLADENOV: Genç
Bulgar Krallığı ilk diplomatik temsilciliklerini 19 Temmuz
1879’da istanbul’da, Belgrat’ta ve Bükreş’te açmıştı. O
zamandan bugüne, ilerleme dönemleri de oldu, hassas dönemler
de yaşandı. 130 yıl gibi uzun bir sürede, ilişkilerimizin bu
gibi iniş-çıkış dönemlerinden geçmesi normaldir. Ama
genelde, Bulgaristan ve Türkiye daima iyi komşuluk ve
dostluk ilişkilerini koruma gayreti içinde olmuşlardır.
Türkiye’nin Kurtuluş Savaşı sırasında, Bulgar hükümeti
Atatürk’e ve yeni kurulmuş olan Türk devletine maddi ve
hatta askeri- teknik destek verdi. Daha sonra, Atatürk
izmir’deyken, Bulgaristan Başbakanı Edirne’deki
başkonsolosumuzu Atatürk’le görüşmeye yolladı. Bu görüşme
esnası nda Atatürk şunları kaydetti: “Balkanlarda bize dost
bir millet lazımdır ve Bulgar milleti bu ihtiyacı mıza en
iyi cevabı vermektedir. Halklarımız arasındaki dostluk hem
bizi, hem de sizi daha güçlü ve bağımsız yapacaktır”.
-
-
DiPLOMAT ATLAS: Bu yılı
nasıl kutlayacaksınız?
-
-
BRANiMiR MLADENOV: Bu
yıldönümünü gerektiği şekilde kutlamaya hazırlanıyoruz. 22
Mayı s’ta, Ankara’da, Ortadoğu Teknik Üniversitesi ve Sofya
Üniversitesi’nin işbirliğiyle bilimsel bir konferans
düzenliyoruz. Ayrıca, Bulgaristan ile Türkiye arasındaki
ilişkilerin çeşitli boyutlarını anlatan bir kitap ve sergi
üzerinde çalı şıyoruz.
-
-
DiPLOMAT ATLAS:
ilişkilerin bugünkü durumunu nasıl görüyorsunuz?
-
-
BRANiMiR MLADENOV:
Siyasi ilişkilerimiz hiç bu kadar iyi olmamıştı. Her iki
taraf da Bulgaristan-Türkiye ilişkilerinin son 20 yılda
gösterdiği gelişmenin Güneydoğu Avrupa’daki tüm ülkeler için
örnek teşkil edecek bir başarı hikâyesi olduğunu düşünüyor.
Bunun son göstergesi, Başkan Parvanov’un 2008 Aralık ayında
Ankara’ya yaptığı resmi ziyarettir. iki ülke arasında hiçbir
siyasi sorun bulunmuyor. Elbette ki, her iki ülkenin bazı
kesimlerinin, dolayısıyla da bizatihi ülkelerimizin çıkarına
yönelik çözüm bulmaya çalı ştığımız konular vardır.
Görüşmeler sırasında, Cumhurbaşkanları mız bu gibi konulara
çözüm bulacak bir Ortak Komisyon kurulması konusunda
mutabakata vardı lar. Bu komisyon ilk toplantısını bu ay
yapacak. Biz, sadece komşu ve dost değil, aynı zamanda ortak
ve müttefikiz de. Türkiye bizi NATO’ya üyelik sürecimizde
destekledi; Bulgaristan da Türkiye’nin Avrupa Birliği ile
müzakere sürecini destekliyor.
-
-
DiPLOMAT ATLAS: iş
ilişkileri hakkında neler söylenebilir?
-
-
BRANiMiR MLADENOV:
Ekonomik ve ticari ilişkilerimiz, ikili ilişkilerimizde en
dinamik biçimde gelişen bölüm oldu. 2001 ve 2008 yılları
arasında karşılıklı ticaret hacmi 700 milyon dolardan 4.3
milyar dolara yükseldi. Türkiye, Bulgaristan’ın güneydoğu
Avrupa’daki bir numaralı ortağı ve Bulgaristan’ın
ihracatında en büyük pazar. Aralık 2008’de Cumhurbaşkanı
Parvanov’un Ankara’ya yaptığı ziyaret sırasında, kendisi,
Cumhurbaşkanı Gül ve iş Konseyimizin üyeleri 10 milyar
dolarlık bir rakamı hedef olarak ortaya koydular. Bunun
sadece iyi niyetli bir temenni olmadığını düşünüyorum.
Ortada bir potansiyel var. Şu anda, Bulgaristan’daki en
büyük Türk yatırımcı, üç yeni modern cam fabrikasıyla, fiişe
Cam. Diğer büyük yatırımcılar arasında ise, Kastamonu
Entegre Ağaç Sanayi, Sarten Ambalaj Sanayii, Dedeman
otelleri ve Doğuş inşaat gibi firmalar var. Türkiye’deki en
önemli Bulgaristan yatırımı ise, izmit’de modern bir motor
yağı fabrikasına sahip olan Prista Oil. Elbette küresel
ekonomik ve mali kriz ticari ilişkilerimizi etkiliyor ancak
içinde bulunduğumuz günler, her iki hükümetin de iş
çevrelerini cesaretlendirecek yeni teşvik tedbirleri alması
için doğru bir zaman.
-
-
DiPLOMAT ATLAS: insani
ve kültürel düzeyde de Bulgaristan ve Türkiye birbirlerine
çok yakın...
-
-
BRANiMiR MLADENOV:
Bulgaristan ve Türkiye halkları genellikle birbirlerine
“komşu” diye hitap ediyor. Bu yalnızca kelimenin sözlük
anlamıyla, coğrafi bir kavram olarak kullanılmıyor. Özel bir
yakınlığın ve sıcaklığın da göstergesi. Bulgaristan ve
Türkiye’de yaşayan Bulgaristan Türkleri karşı lıklı
ilişkiler açısından bir diğer önemli unsur. Türkiye’de
yerleşmiş Bulgar vatandaşları da var. Kültürel paylaşımlar
oldukça yo- ğun. Biz de, Büyükelçilik olarak, bu
paylaşımları desteklemeye çalı şıyoruz. Geçtiğimiz yıl,
yalnız Ankara’daki özel galerilerde 25 resim ve heykel
sergisi açıldı. Son olarak da, Sofya’daki film festivalinde,
en iyi yönetmen ödülünü “Sonbahar” filmiyle Alper Özcan
aldı. Hüseyin Karacabey de en iyi Balkan filmi ödülünü
“Benim Marlon ve Brandom” filmiyle kazandı.
-
-
DiPLOMAT ATLAS:
Bulgaristan’a ait, Türk insanının henüz keşfetmediğini
düşündüğünüz bir özellik var mı?
-
-
BRANiMiR MLADENOV:
Bence Türkiye’nin iş çevreleri, entelektüelleri ve
akademisyenleri Bulgaristan’ı iyi tanıyor. Pek çok kişi
kaşkaval peynirini, Bulgar şarapları nı, Karadeniz
kıyılarını ve kayak merkezlerini biliyor. Son yirmi yılda
gerçekleşen demokratik değişikliklerin de bilincindeler.
Bunlar memnuniyet verici ancak, biz ayrıca Bulgaristan’ın
Avrupa Birliği üyeliğini, dinamik ekonomisini ve yatırım
fırsatlarını da ön plana çıkarmak istiyoruz. AB üyeliğ i,
nüfusun yaşam standartlarında gözle görülür ölçüde bir
değişme ve AB’ye bakışta olumlu algı- lamalar sağladı.
Ülkelerimizin sivil toplum örgütleri arasındaki işbirliği de
geliştirilmeli. Aslında, Büyükelçilik olarak bu alanda bazı
faaliyetlerimiz de var. Türk Sivil Toplum Örgütleriyle iyi
ilişkiler içindeyiz. Gerek ikili ilişkiler, gerekse de AB
konularında ortaklaşa konferanslar ve atölye çalışmaları
düzenliyoruz. Kısacası, ilişkilerimizi tarihsel
perspektiften değil, günümüz ve gelecek açısından
değerlendirmeliyiz.
-
-
DiPLOMAT ATLAS:
Bulgaristan’ı n AB üyeliği deneyimi konusunda başka neler
söyleyebilirsiniz?
-
-
BRANiMiR MLADENOV:
Tabii, en önemli yasal, yapısal ve kurumsal değişiklikler 1
Ocak 2007 tarihinden önce yerine getirilmişti. Ama, Avrupa
ülkeleri ve halkları içindeki yerimizin tescil edildiği bu
tarih bir dönüm noktasıdır. Son 3-4 yılda, yüzde 6-7
civarında bir ekonomik büyüme kaydettik. Yabancı
yatırımlarda, ücretlerde iyi artışlar oldu, dış borçların
milli gelire oranında ise azalma görüldü. Genelde, ülkede
fiyatlar da yükseldi ama bu yükseliş diğer yeni AB üyesi
ülkelere göre daha küçük düzeyde kaldı. Son iki yılın en
önemli hususu, kamuoyu yoklamaları nda da görüldüğü gibi,
AB’ye katılım sonrasında Bulgaristan’da halkın hayal
kırıklığına uğramamasıdır. Tam tersine, olumlu duygular ve
iyimserlikte artış gözlemleniyor.
-
-
DiPLOMAT ATLAS: Peki,
Türkiye ile ilişkilerde önümüzdeki 130 yıl nasıl geçecek?
-
-
BRANiMiR MLADENOV:
Türkiye ve Bulgaristan çok iyi iki dost ve komşu ülke.
Bulgaristan, iki ülke arasında var olan ortaklık ve
işbirliğini daha da geliştirmek konusunda güçlü bir siyasi
iradeye sahip. inanıyorum ki, aynı istek ve irade Türkiye’de
de var. Bu, aynı zamanda, oldukça güçlü bir irade çünkü hem
Bulgar halkının, hem de Türk halkının duygularını ve
isteklerini yansıtıyor.
|
|
SAYFA
GÖRÜNÜMÜ >> |
|
Geri |
Anasayfa |
|
|