New Page 1
Anasayfa  İletişim   Diplomat Magazine

New Page 1

New Page 1

 

NEHİR KENTLERİ

 
Bosna-Hersek, akarsular açısından çok zengin bir ülke. İrili ufaklı bir çok nehir, bütün Bosna-Hersek’i adeta bir örümcek ağı gibi sarıyor ve hayat veriyor. Doğal olarak, bir çok kent nehir kıyılarında kurulmuş. Bazıları küçük birer kasaba da olsa, bu kentler, doğası ve tarihi ile birer turizm cenneti olarak tanınıyor.
 
 
Una nehri ve Bihaç
 
Bosna-Hersek’in kuzey-batısındaki Una nehri Hırvatistan’da doğuyor, 4 km kadar aktıktan sonra Bosna-Hersek’e ulaşıyor. Uzunluğu 207 km. Daha sonra, Sava nehrine dökülüyor. Una, göz kamaştırıcı kanyonlara ve şelâlelere sahip, tertemiz, zümrüt renkli bir nehir. Rafting yarışları için de çok uygun. Una üzerindeki Bihaç şehri ise, rafting tutkunlarının, yamaç paraşütçülerinin, dalgıçların, avcıların ve balıkçıların gözdesi. 40000 nufuslu Bihaç, yazları çok canlı; özellikle açık hava tiyatro festivali ile sanatseverleri de topluyor. Nüfusunun üçte ikisi Müslüman olan Bihaç’ta çok sayıda cami var.
 
Bosna nehri, Zenica ve Doboy
 
Bosna-Hersek’in üçüncü büyük akarsuyu olan Bosna nehrinin kaynağı Saraybosna yakınlarındaki Vrelo Bosne. 271 km uzunluğundaki nehir, Sava ırmağıyla birleşiyor ve Tuna’ya doğru akıyor. Nehir boyunca kurulmuş pek çok kasaba ve köy var. Bunlardan bir tanesi, Saraybosna’nın kuzeyindeki Zenica kenti. Zenica, ülkenin tam orta noktasında yer almak gibi bir özelliğe sahip. 93000 nüfuslu bu sanayi şehrinin kalbi “Eski çarşı” adı verlen mahallede atıyor. Buradaki “Çarsiska camii” görülecek yerlerin en ön emlisi. Avusturya çeşmesini ve “Hacımazica Evi“ni de gözden kaçırmamak gerek. Bir de 1906’da yapılmış bir Sinagog var. Bugün, “Şehir Müzesi” ve “Sanat Galerisi” olarak kullanılıyor. Bosna nehri üzerindeki bir diğer ilginç kent olan Doboy (Doboj) ise, ülkenin kuzeyinde, Sırp Cumhuriyeti içinde yer alıyor. Doboy çok renkli bir şehir. Kent merkezindeki kaleye çıkıp şehri ve çevresini kuş bakışı izlemek hayli keyifli. Doboy’da Avrupa ve Balkan mutfaklarının en leziz örneklerini tadabilir ve her türlü müzik eşliğinde eğlenceli geceler geçirebilirsiniz. Ayrıca, her yıl Haziran ayında ünlü “FEST-TOUR” turizm festivali Doboy’da yapılıyor.
 
 
 
Vrbas, Pliva ve Yayçe
 
Bosna-Hersek’in orta kesiminde 33 km uzunluğunda küçük bir nehir olan Pliva, 235 km uzunluğundaki Vrbas nehrine dökülüyor. Vrbas’ın Pliva ile birleştiği noktada ise Yayçe (Jajce) şehri yer alıyor. Pliva’nın 20 m. yükseklikten bir şelâle yaparak Vrbas’a dökülmesi ve çevredeki yemyeşil doğal ortam Yayçe’ye bambaşka bir güzellik veriyor. Zaten, UNESCO da burayı 2006 yılında Dünya Mirası listesine almış. Şehrin dik çatılı eski ve tipik evlerinin çoğu onarılmış durumda. Ayrıca şehrin en eski kilisesi olan Aziz Luka kilisesi, Roma döneminden kalma Mitras anıt mezarı, Osmanlı Saat kulesi, Kervansaray ve Esma Sultan Camii, eski şehrin ilk etapta sayılabilecek yerleri. Yuvarlak, görkemli Ayı Kulesi ise şehrin en eski binası olarak biliniyor.
 
 
 
Drina’nın kentleri
 
Köprüsü ile ünlü Drina nehri, Karadağ’da doğup Bosna-Hersek’e doğru akan Tara ve Piva nehirlerinin birleşmesiyle oluşuyor. 346 km uzunluğundaki Drina nehri, daha sonra Sava ile birleşiyor. Kayak ve rafting için çok uygun olan Drina, yer yer Bosna-Hersek ile Sırbistan sınırını da oluşturuyor. Nobel ödüllü yazar Ivo Andriç’in ünlü romanındaki Drina Köprüsü’nün asıl adı Sokullu Mehmet Paşa Köprüsü. Bir Mimar Sinan eseri. Vişegrad kentindeki bu köprü 1577 yılında yapılmış, 2007’de ise UNESCO dünya kültür mirası listesine alınmış. Orantılı yapısı ve zerafeti ile çağının sivil mimari dehasının ürünü sayılıyor.
 
Gorazde ise, 42 bin nüfuslu bir başka Drina nehri şehri. Adeta bir su cenneti olan Gorazde, avlanma alanları, rafting, su kayağı ve balıkçılığı ile de ünlü. Osmanlı döneminden kalma bir köprüsü var. Bosna-Hersek’in ilk matbaası, Ortodoks kilisesi tarafından 1521’de burada kurulmuş. Doğal güzelliklerin öne çıktığı bu Drina vadisi şehrinde, birçok kamp alanı ve plaj var.
 
Drina üzerindeki kentlerin en büyüğü olan Biyelyina (Bjeljina), aynı zamanda Sırp Cumhuriyetinin de ikinci büyük şehri. Ülkenin doğusunda yer alan bu sınır kenti, Sırbistan’a 6 km., Hırvatistan’a ise 40 km. uzaklıkta. Şehirde 19. yüzyıl yapımı St. George Sırp Ortodoks Kilisesi dikkat çekiyor. Bir de, 16. yüzyıl ürünü “Atik Camii” var. Bosna savaşı sırasında hasar gören cami son yıllarda onarım görmüş. Byelyina’nın bir diğer gözde yeri de, “Gradski Park” diye bilinen, Şehir Parkı.
 
 
Neretva’nın berrak suları
 
Ünlü Mostar Köprüsü ile tanınan Neretva nehri Dinar Alplerinden çıkıyor ve kuzeye doğru akıyor. Adriyatik havzasının bu en büyük akarsuyu, 230 km uzunluğunda ve muhteşem bir doğal güzelliğe sahip. Nehir üzerindeki bir çok şirin köy ve kasabadan biri olan Poçiteli (Pocitelj), yamaca sırtını dayamış, bir anfitiyatro gibi nehre yukarıdan bakıyor. 16.yüzyıldan kalma bu muhteşem köyde, Osmanlı dönemine ait kesme taştan tipik evler, arnavut kaldırımlı yokuşlar, kale ve Hacı Aliya Camii gezilebilir. Ayrıca çok şık bir de saat kulesi var. Poçiteli UNESCO dünya mirası listesinde. Cami, medrese, yetimhane, cumbalı evler, beş küçük kubbeli Şişman İbrahim Paşa Medresesi ve hamamı göz kamaştırıcı. Daha kuzeyde bulunan, dağlık ve sıkı ormanlık bir alanda kurulu Konyiç (Konjiç) ise, bir başka Neretva şehri. Kentteki klasik Osmanlı tarzı Taşköprü, Sultan IV.Mehmet tarafından 1682 yılında inşa ettirilmiş.
 
 
Trebişnyitsa
 
Trebişnyitsa ilginç bir nehir. Uzunluğu 187 km ama, bunun sadece 98 km’si yeryüzünde akıyor, kalan 89 km ise yer altında. Bosna- Hersek’te doğan nehir, Karadağ’dan geçiyor ve Hırvatistan’da denize dökülüyor. Nehir üzerindeki en güzel kent ise, Trebinye (Trebinje). Bosna-Hersek’in en güneyinde yer alan ve Adriyatik denizine sadece 10 km uzaklıkta olan Trebinye, turistik açıdan oldukça hareketli. Şehirde 15. yüzyıldan kalma Tvrdos manastırı, Osman Paşa camii ve Sokullu Mehmet Paşa dönemine ait bir de köprü var.

SAYFA GÖRÜNÜMÜ >>

Geri

Anasayfa

New Page 1